20 Şubat 2017 Pazartesi

FIRAT KALKANI OPERASYONU



FIRAT KALKANI OPERASYONU



 


Suriye’deki iç savaşa Türk askerinin müdahalesi ve İŞİD, PYD gibi terör örtgütlere ile mücadele amaçlı başlatılan bildiğimiz adı Fırat Kalkanı Harekatı, Türk ordusu ve Özgür Surye Ordusu denen ÖSO tarafından sürdürülen operasyonun adıdır. Operasyonun amacı Türkiye'ye tehkike oluşturacak unsurları temizlemek, sınır güvenliğini sağlamak ve sivil halkı korumak olarak belirlenmiştir. Göç sorununu yok etmek amacı ile Türk Ordusu 5 bin km karelik alanı güvenli bölge olarak yani İŞİD, PYD ve Suriye Silahlı Kuvvetlerinden arındırmak hedeflendiği belirtilmiştir. Bir diğer amaç da PYD'nin bölgede kurmak istediği Kürdistan fikrinin engellenmeye çalışılmasıdır. Bu konu da Türkiye ısrar ile PYD'nin Fırat’ın doğusuna geçmesini istemekte ve bu yönde hamleler yapmaktır. TSK unsurları karadan ve havadan tehlike içeren unsurlara yoğun ateş altına almaktadır. Gün geçtikçe sınıra bu amaçla askeri sevkiyat da yapılmaktadır.

FIRAT KALKANIN İLK AŞAMALARI


İlk olarak 20 Ağustos 2016'da büyük bir grup muhalif ağır ve orta teçhizat yüklü araçlar ile Çobanbey'den Türkiye sınırına yaklaşmışlardır. 22 Ağustos'ta İŞİD'in Gaziantep saldırısına misilleme olarak Karakamış bölgesine havan atışı yapıldı. Ardından Türk Silahlı kuvvetleri 60 obüs ile Cerablus ve Menbiç'i bombardıman altına aldı. Sonrasında ise hareket başlamış oldu ve ordumuzun amacının ilhak olmadığı, düzen amaçlı geldiklerini bildirdiler ve ÖSO desteklerini sundular.
Operasyonda ÖSO mensubu Arap kuvvetleri, Türk kuvvetleri bulunmaktadır. Saflarını belli etmek için de Arap kuvvetleri kırmızı, Türkmen kuvvetleri türkuaz kol bandı kullanmaktadırlar.  Operasyon kapsamında ilk şehidimizi 27 Ağustos günü YPG'li bir grubun tanklarımıza yaptığı roket atışı sonrasında verdik. Ve 3 askerimiz yaralandı, 1 askerimiz şehit oldu. Zamanla saldırılar devam etti ve şehitler verdik. Buna karşın da hâkimiyet alanımız genişledi.
Şuana kadar Türk Silahlı Kuvvetleri 40’ı geçkin şehit vermiştir. 1300’ü geçkin İŞİD’li terörist ve 300’ü geçkin de PYD mensubu öldürüldü.



FIRAT KALKANI OPERASYONU VE ASTANA GÖRÜŞMELERİ

Suriye konusunda son oluşan gelişmelerden biri de Astana görüşmeleri. Bu görüşme de Rusya ve Türkiye bir nevi uzlaştırıcı olarak bulunacak gibi gözükmektedir. Astana'da Sultan Murad Tümeni siyasi temsilcisi de bulunarak, Türkmenlerin temsilcisi olacak.
Bu da Türkmenlerin artık söz sahibi olacaklarını göstermektedir.
Türkmen kuvvetler komutanlarından Abdurrahman Mustafa, Türkiye'nin Suriye'de DAEŞ (İŞİD) ile mücadelesinin Türkmenler ve diğer muhalifler için dönüm noktası olduğunu belirtti.

EL BAB DA SON DURUMLAR

Operasyon kapsamında gerçekleştirilen El Bab'a harekette son durum olarak önemli bilgiler gelmektedir. Şuan El Bab tamamen ÖSO eline geçtiğine dair bilgiler mevcuttur. Ama hala çatışmalarda devam etmektedir.

GÜVENLİ BÖLGE  POLİSLERİ



Fırat Kalkanı Operasyonu kapsamında Suriye’de terör örgütlerinden temizlenen bölgelerde güvenliğin sağlanması için yeni adımlar atılmaktadır. Bölgelerde güven ortamı oluşturmak için Türk polisi, Suriyelileri eğiterek güvenlik güçleri oluşturdu. İlk aşamada 450 Suriyeli eğitildi. Fakat bunun devamı da geleceği söyleniyor. Eğitilen Suriyeli polislerin 5 bine kadar çıkarılması düşünülmektedir. Güvenli bölge polisi olarak adlandırılan bu güvenlik güçlerinin, aynı zamanda Cerablus'da da uygulanmıştı. Amaç bölgelerin güvenliğini daha da arttırarak geri dönüşlere hız kazandırılması amaçlanmaktadır. Mavi üniformalar giyecek olan bu güvenli bölge polisleri, elde edilen terörden arındırılan yerlerde güveni arttıracak ve yerleşimi gerçekleştirmesinde katkı sağlayacaktır.
Fırat Kalkanı Operasyonu, Türkiye sınırı için büyük önemi olan bir harekâttır. Zaman geçtikçe Suriye içlerine doğru ilerleyen Türk silahlı birlikleri hedefi İŞİD’İ bölgeden temizlemek ve PYD’nin faaliyetlerine son vermektir.
Geçtiğimiz günlerde 24 hedef vuruldu ve 23 terörist öldürüldü. Hava harekâtlarına bazı zamanlar ABD de katılmaktadır fakat PYD’ ye karşı faaliyette bulunmamaktadır.
Hükümetin açıklamalarına göre operasyonda büyük ilerlemeler yaşanmaktadır lakin şehit sayımızda da bir artış olduğu gözükmektedir.

19 Şubat 2017 Pazar

KENDİNİZ İÇİN BAŞARIN



 KENDİNİZ İÇİN BAŞARIN


ÖZ SAMİMİYET

İnsan yaşamı boyunca 7’den 70’e kadar sürekli olarak farklı sorunlar sahip olarak ömür geçirmektedirler. Kimi zaman eğitimleri, kimi zaman gönül işleri, kimi zaman kariyeri, kimi zamanda geçim sıkıntıları yaşayabilmektedirler. Önemli olan dozajları iyi ayarlamak ve öz yönetim altında hayatın süre gelmesini sağlamaktır. Hayat bi tabii egoist yaşayıp, umursamaz kalmamalı ama hayatın merkezinde yaşadığının da bilincinde olunmalıdır. Kendisi ile her zaman baş başa olduğunu bilmeli kendine karşı her konu da samimi olmalıdır kişi.

“Hepsinden önemlisi, kendine karşı dürüst olmandır                                                                                     
Gece gündüz bu doğruluğu izlersen                                                                                                     
Kimseye karşı yanlış olmazsın”

                                         Shakespeare/ Hamlet


Ünlü yazar Shakespeare de bunu gayet güzel bir şekilde ifade ediyor. İnsanı en çok hataya yönelten kendini yanlış bulmasıdır ve kendine yüklediği yükün doğruluğunun belini bükmesidir de diyebiliyiriz.
Her konu da başarıya ulaşılabileceği unutulmamalıdır ve kendini küçümsemekten vazgeçilmelidir. Kendimizden vazgeçip de taklitlere bulaşmakta benliğin intiharıdır. Bundan da sakınmak gereklidir.

 

BENLİK BİLİNCİ VE FARKINDALIK


Her insan hedefe ulaşma, faydalı olma, iz bırakma kapasitesine sahiptir. Odak yine aynıdır öz yönetim, benlik bilinci içinde olmaktır. Siz bir kalem gibisiniz yani burada kalem benliğinizin hayata yansımasının sembolüdür. Kalemin kâğıda bıraktığı gibi farkındalık içerisinde olursanız sizde hayatta iz bırakabilir, her şeyi yapabilirsiniz.

 

HER DÜŞÜNCENİZ ÖNEMLİ


Bunun için adımlar atmalı hayatı iyi tahlil etmelisiniz. Önem, ciddiyet, samimiyet sıralaması dikkat etmek tavsiye edilmektedir. Her şey düşünmek ile başlar, yanlış düşünceler yanlış sonuçlara gebe olduğunu unutulmamalıdır.

“Bir düşünce eken bir eylem biçer                                                                                                             
Bir eylem eken bir alışkanlık biçer                                                                                                           
Bir alışkanlık eken bir karakter biçer                                                                                                   
Bir karakter eken kaderini biçer”

  
“Sahip olduğun her düşünce nesnel bir gerçeklik, bir kuvvettir”

Bu yüzdendir ki sarsılın ve kendinize gelin her şey elinizde.
En çok düştüğümüz hata bıkkınlık galiba ama şunu düşünmüyoruz bizim yaşadıklarımızı yaşayan milyonlarca insan var. Sabır ve farkındalık içinde kalmaya çalışmalıyız. Negatif şeylerden uzaklaşmak olmuyorsa elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışmak için kendinizi ikna edin. Hayatı, insanları, olayları dahi yaklaşımlarınızda hoşgörü ve empati politikasını hayatınıza sokun. Bu bir emir gibi oldu belki haddim olmamak ile birlikte, düşünürseniz haklı olduğuma karar vereceksiniz.

 

ÖZ GÜVENE SAHİP OLUN


Her zaman derler ya inanmak başarmanın yarısıdır. Lakin tamamı olmadığı da bilinmelidir. Gerekli bir durum ama yeterli değildir. Başarıdan her türlü durumu kast ediyoruz bu bir sorun ile baş etmek olarak da düşünülebilir. Özgüven sahibi olun bu sizi başarıya yitecektir. Artık hedefiniz her neyse… Ama unutmayın ki sonuç istediğiniz gibi olmaması başarısız olduğunuzu göstermez. Kendinizi öz eleştirel şekilde analiz edin ve bir şeyler başardığınızı göreceksiniz.

“Yeteri kadar nedeniniz varsa, her şeyi yapabilirsiniz”

Samimi gönülden çıkan kelimler adına; kendinize iyi bakın…
Esenlikle kalın…




(((Yardımcı Kaynaklar--- “ The Secret”/Rhonda Byrne, “Başarı Üniversitesi”/Mümin Sekman, “Gençlik Hazinesi”/Sait Çamlıca, “%100 Düşünce Gücü”/ Jack Ensıgn Addıngton---“Öz Benliğim”/ İzafi Bakış” )))


13 Şubat 2017 Pazartesi

YALNIZLIK SEK İÇİLİR



                             YALNIZLIK SEK İÇİLİR


Benim de pek çok kimse de olduğu gibi bazı zamanlar kitaplığımı karıştırmak gibi bir huyum vardır. Dikkatimi çeken, daha önceden okuyum raflara teslim ettiğim bir kitabı alır ve tekrardan biraz inceler ve bazı hatırlamalar yaptıktan sonra yerine koyarım. Yine böyle bir şey yaparken çok önceleri okuduğum Ahmet Demir’in “ Yalnızlık Sek İçilir” isimli kitabı elime denk geldi. Genelde bu tür kitabım fazla yoktur lakin iyi ki okumuşum dediğim eserlerden biridir.
Yalnızlık dönem dönem bizlerin hissettiği bir duygu. Bir boşluk aslında. Yalnızlığı hissedenlerin gönüllerine hafif dokunuşlar yapan ve gerçek dünyayı bizlere yansıtan bir kitap. Verdiği örnekler, sözler, hikâyeler o kadar hoş ki ayrı bir tat bırakıyor gönülde ve etkili bir iz de bırakıyor beynimizde. Tek solukta okunabilen bu eser hakkında fazlaca detaya girmeyeceğim. Ama şunu demeden de geçmemek gerek ki kitabın kapağında olduğu gibi demli bir çay ile adeta demlendiriyor ve okutuyor kendini.
Kitabı karıştırırken bir bölüm özellikle gözüme takıldı ve tekrardan okudum. Bölümün adı “Yalnızlar Rıhtımı” ydı. Ne hoş bir tabir değil mi? Şairane bir dille yalnızlar rıhtımına yanaşmış ve yanaşan herkese hitap eden cümleler içeriyordu. Ve ardından yalnızlığın acı olduğu kadar, bazı durumlarda değerli anlar da barındırdığını hatırlatıyor insana. Kabul, yalnızlık nerden bakarsan bak acı gibi görünüyor. Ama bölüm sonunda olan şu söz:
“Sahte kalabalıkların olacağına kaliteli bir yalnızlığın olsun”
Tam on ikiden vurmuyor mu insanı? Yani haklı değil mi? Biraz düşününce içimizden evet demiyor muyuz? Çevremizdeki pek çok kişi halk tabiri ile kuru kalabalık değil mi? Tabi ki bunu herkes için söyleyemeyiz. Lakin genele vurunca durum bence bu. Artık resmen kadavralar şehrinde yaşıyoruz. Hayatımızın her anında böyle insanlar ile karşılaşıyoruz. Menfaatçiler, dalkavuklar, embesil tipler falan filan… Bu hayatın her anı, olayı, kişisi için söylüyorum. Buna yalnızca gönül işleri dahil değil, diğer pek çok şey de dahil. Düşündükçe bana hak vereceksiniz.

Yani özetle doğru kişileri seçmeye çalışmalıyız. Mantığın, duyguların önüne geçmesi gerekiyor. Bir yere kadar tabi ki. Önemli olan kalitelinin seçimini yapmak gerekirse kaliteli bir yalnızlık…


9 Şubat 2017 Perşembe

YEŞİLİN SAHNESİ: YENİCE



YEŞİLİN SAHNESİ: YENİCE

Ülkemizin klasik sözler ile söylemek gerekirse, cennet köşelerinden biri; Yenice ormanları. Karabük’ ün Yenice ilçesi sınırları içinde bulunan Yenice ormanları görülmeye değer bir doğa harikası adeta. Karadeniz etkisinin olduğu ormanlık arazi birçok güzelliği de barındırıyor içinde. Eşsiz, doyumsuz, manzaralar içeren yeşilin dans ettiği güzelliklerin buluşması denilebilecek bir yer.
Özellikle büyükşehir yaşantısından bunalanlar için birebir olan, gürültüden, pis havadan uzak huzur diyarı. Ankara ve İstanbul’dan ulaşımı çok kolay olan bir yer. Ankara’dan şahsi arabanız ile 3 saat, otobüs ile önce Karabük oradan minibüsler ile 4 buçuk saatlik bir zaman sadece. İstanbul için de 6 saatlik bir mesafede bulunuyor.
                                       

 DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSULAR

Kamp için birçok alan barındıran bir orman. Tabi ki dikkatli yerler seçilmeli ve bazı malzemelere bulundurulmalı. Vahşi hayatı içinde barındıran Yenice ormanları bazen tehlike de oluşturabiliyor. Ayı, domuz gibi canlıları içinde barındırdığı için tedbirli olmak gerekiyor. Orman içinde gezintileri patika yollardan ayrılmadan ya da kamp alanları için belirlenen yerlerde yapılmalı. Dağ ayakkabısı, uzun bir halat ve yürümenizi kolaylaştırmak için asa tarzı bir ağaç parçası hem doğal ortama uyumunuzu sağlayacak hem de bazı kolaylıklar oluşturacaktır.

GÖRÜLMESİ GEREKEN YERLER

Her yerinin kendine has güzelliği olsa da Şeker Kanyonu en popüler yerlerindendir. Kanyonda belli dönemlerde özellikle Nisan-Haziran ayları arasında rafting yapılabilir. Kanyon boyunca ilerlenince kamp alanları görülebilir.Bisiklet turları yapılabilen alanlar vardır.
Doğa ile tarihte bütünleşir Yenicede.800 yıllık ağaçları barındıran dünya mirasıdır bize.
Turistik amaçlı gelinen bir yerde olduğundan dolayı kanyonun başlangıcında restoran tarzında Safranbolu evi mimari ile yapılan bir mekân vardır. Kanyondan geçen ırmağın bitişiğindeki bu yer su sesi ile birlikte huzuru getirir size.
Uludağ gök narı, sarı çam, kara çam, kızıl çam, ıstıranca meşesi, fındık, porsuk, yabani kiraz, ıhlamur, akağaç, kızılcık, ahlat… gibi onlarca ağaç türü ve orman gezintinizde en çok sizin sesinizi taklit eden Alaycı kuşlar karşılar sizi. Bunun yanı sıra geyik, karaca, vaşak, yabani kedileri de bir arada barındırarak eşsiz bir ekosistem ortaya koymaktadır Yenice. 
Ayrıca su kaynakları olarak oldukça zengindir ormanın içinde çoğu yerde su yatakları göreceksiniz. Birçok gizli mini şelaleler…                                                                                                                                     
Sürprizler doğuran ve macera olgunuzu genişleten yaşanası bir belgesel tadında bir anı bırakabilir hatıralarınızda.